gaziantep escort - antep escort, escort gaziantep, antep escort bayan

Kaynım ve Baldızım!

Düztepe Escort 2 Kasım 2020

Murat 35 Y., Düztepe / Türkiye  Merhabalar. Düztepe ben Murat. 1,78 boy ve 70 kiloda, sportif, kumral, mavi gözlü, dikkat toplayan bir tipim. Bundan yıllar evvel askerden gelmiş, iş arıyordum. Benim gayretliliğimi hırsımı öğrenen bir dostum taşıtıyla, oto sektöründe, döşeme dizayn malzemeleri satan bir firmada çalışmaya başladım. İşletmeyi idareyenler işverenin kızkardeşi ile işverenin kızıydı. Üstelik işverenin kızı nişanlıydı, ama beni görür görmez işe aldılar. Kısa bir vakit sonra Bafrada tatilde olan hakikat işverenle de tanıştım. Bana verilen vazifemi içten ve işimi noksansız yerine getirdiğim için, kısa zamanda işletmenin favorisi oldum. Özellikle işverenin, sonra da işverenin kızının…  Hipotez edeceğiniz gibi, kısa zamanda işverenin kızı nişanı attı ve bana kancayı taktı, natürel babasının da onayıyla. Babasının tek tasayı, tam işlerine koşturacak ve kendisine daha çok para kazandıracak bir damat, kızının tasayı ise yakışıklı bir kocaydı. Ve öyle de oldu. 3-4 ay gibi kısa bir zamanda, pazarlamacı olarak giridiğim işyerine, bir anda damat oldum. Natürel bana verilen mesullükler daha bir arkasıydı, daha çok para kazanmaya ve işletmeye de kazandırmaya başladım. Kayınpederim zevkten dört köşe, kızı da natürel. Kayınpederin işle eforla, parayla tasayı kalmamıştı, tek tasayı Çerkezköyde fabrikanın başına diktiği salak oğlunu da biran evvel evlendirmekti. Fakat mesele gerçekten büyüktü. Daha evvel de parasal vaziyetlerinin hatırına bir kere güç bela nişanladıkları oğlunun salaklıkları suratından, nişanladıkları tessettürlü kızcağız katlanamamış, Nalet olsun paralarına! deyip konuta gelen sucuya kaçmıştı. Kayınpederim ve kayınvalidem telaşlıydı bu mevzuda. Bu işlerde para pul fayda etmiyor çoğu zaman. Parası da olsa, hangi genç kız bir embesille konutlu olmak ister ki?  Nihayetinde İstanbulda aramaları taramaları boşa çıktı. Sonunda Bafradan, köyden bir kız bulur basar parayı alırız manasıyla, tanış akraba sayesinde, bir gelin adayı buldular. Gelin adayı kız 16 yaşında, yaşına göre bedeni fazla gelişmiş, 1.75 boyunda, kocaman kıyım, balık etli, dolgun göğüsleri ve yuvarlak kalçaları olan, azametli bir kızdı Tuğba. Kızın babasına elaltından verilen hatırı sayılır parayla kızı aldılar, anlı-namlı bir dügün yapıldı havayı civayı çok beğenirler. Düztepe Escort Ben eşime daha ilk günden dedim, “Vay bu kızın haline, yazık oldu!” diye. Zira kayınçom, bayan nedir, seks nedir kavramayan, salak ve parazit bir adam. Yaşamını yalnızca elektronik vakalara adamış, hatta mübalağasız, sikini tuvaletten tuvalete gören bir adam. Ve dediğim gibi de oldu, gerdek gecesi vaka patlak verdi. Kayınço kızın bekaretini bozmak için salatalık sokmuş kızın amına. Kız da ertesi günü bunu eşime anlatıyor. Eşim de bana anlatınca, ben çok gülmüştüm, “Ben sana demedim mi!” diye.  Neyse, oldu bittiye getirdiler. Silivrideki konutlarından biri direndi döşendi, Tuğba gelin köyden indi şehre, vede salak bir koca müsvettesiyle, kayınpeder kayınvalideden uzak yaşamaya başladılar. Salak kayınçonun aksine, Tuğba gelin, parlayan gözleriyle ve uzun boyu posu, dolgun fiziğiyle çevreye seks kokulaları yayıyordu. Ben kendi kendime dedim, bu salaktan çok Silivrinin erkekleri siker bu kızı diye. Kızın azıcık gözleri açılsın, bu salağa çeşit çeşit boynuzu takar dedim. Ve natürel ki de dediğim oldu. Bafranın köylü hoşu Tuğba gelin, gün geçtikçe çiçek gibi açılıp saçılmaya başladı, çevresinde dolaşan erkeklere işve yapmaya başladı. Kocası olacak salak kayınço da bu gidişattan gayet hoşnuttu. Ben yiyemiyorum eller yesin der gibiydi, Gavatlık ruhunda vardı…  Ben de eşimle ciddi anlamda problemler yaşıyordum, hem manevi, hem parasal. Eşim iyice zıvanadan çıkmış, artık bana karılık vazifelerini yerine getirmez olmuştu. Üstelik şikertte kazanılan paraları ve mülkleri sağa sola kaçırmaya başlamıştı. Eşim bütün anlamıyla babasının kızıydı, babası da daha evvel buna eş birkaç birşeyler yapmıştı. Eşimin saklıca benden para kaçırdığını bildiğimde, içimde yatan yılan da uyanmıştı. Ben hırsızlık yapamazdım, kimyamda yoktu, ama kimyamda mevcut olan başka şeyler vardı ve onlara bir ders vermem gerekiyordu, ama nasıl? Bütün bu sıralarda kayınpeder can vermiş, Tuğba gelin kayınpeder baskısı kalmayınca iyice cozutmuş, arka arkaya yanılgılar yapmaya, umarsızca yaşamaya başlamıştı. Kocası olacak Gavat ta, Tuğbanın iplerini tamamen salmış, bana değmesin de ne yaparsa yapsın manasıyla hareket ediyordu.  Bir seferinde Tuğba yalnız başına 2 haftalığına memleketine ailesini ziyarete gitmişti. 2 hafta sonra kayınçom olacak salak herif karısını Bafradan alıp gelecekti. Ben de o arada fabrikada işin başında durmam gerekiyordu. Gelmeleri birkaç gün gecikince, zorunlu olarak onların konutta kaldım. Konutta kaldığım sırada, bizim Tuğba gelinin banyo dolabından havlu alırken, üzerinde birşeyler yazılı anekdot kağıtları düştü. Anekdotları okuduğumda bu kadar da olmaz dedim. Anekdotlarda, Kocan yattıktan sonra seni sikmeye gelecem! gibi şeyler yazıyordu. Karı birileriyle birşeyleri dolu dolu yaşıyor, kimseden de çekinmeden anekdotları ulu orta bir yere koyuyordu. Ben istedim 1 göz, Yaradan verdi 2 göz, elime fırsat geçmişti…  Neyse bunlar Bafradan geldiler. O akşam kayınçom olacak salak sanki alkole çok dayanıklıymış gibi, “Bira içelim!” diye yakalattı. 3. biradan sonra sallanan kayınço, “Ben uyuyorum!” diyerek, karısıyla beni başbaşa vazgeçti ve gitti uyumaya. Sanki, Siz kafanıza göre takılın! der gibi. Tuğbayla başbaşa kalınca havadan sudan konuşmaya başladık. Bu arada ben bulduğum anekdotları nasıl soracağım derken, muhabettin bir yerinde soruverdim. Tuğba hiç çekinmeden direk yaşamında birinin olduğunu, kocasının salaklıklarına sabredemediğini, hoş ve isterik bir bayan olduğunu, kocası dışında herkesin ona aç gözlerle bakarken, kendini gençliğinin baharında bu adamla âmâladığını, parası suratından ailesinin böyle bir adama peşkeş sürüklediğini, onların suratından bu parazit pasif adama mahkum olduğunu söyledi. Tuğbayı dinlerken hak veriyordum, sonuna kadar haklıydı üstelik, bu kadar hoşluk bir parazit herife teslim edildiyse olcağı buydu.  Bu arada biraların dibine vurmuş, 7-8 şişe içmiştim. Tuğbaya bakışım değişmiş, kendimi frenleyemez hale gelmiştim. Karşımda Tuğbanın askılı tişörtünden göğüsleri fırlayacak gibi dururken, bende ok yaydan çıkmıştı çoktan. İkimizin de soluk alışlarımız değişmişti. Tuğba bir ara, “Ben senin gözünde nasıl bir bayanım?” deyince, “Sen her erkeğin arzuladığı, kısrak gibi bir bayansın!” dedim. Tuğba yanıma sokulup dudaklarıma yapıştı. Birbirimize sarıldık biranda. Öyle hevesli ve ateşli öpüşüyordu ki, sanki çıldırmıştı. Dudakları alev alev yanıyordu. Bir anda tişörtünü ve sütyenini çıkardım. Böyle bir hoşluk olmazdı. Böyle bir hoşluğun bir parazitin elinde heba olması içler acısıydı. Artık çılgın gibi sevişiyorduk. Ben göğüslerini hamur gibi yoğururken, Tuğba altımda yılan gibi kıvranıyor, soluk alışları verişleri gitgide süratleniyor, “Muratım benim, erkeğim, herşeyim sensin, ufala beni!” diyordu.  Ben seslerin içerde yatan kayınçonun duycağından kaygı ederek, suskun olmasını söyledim. O da, “Boşver sen o salağı, adam olsa karısını gecenin bir yarısı senle yalnız vazgeçip gidip uyumaz! Beni nerelerde ve kimlerle yalnız vazgeçtiğini, neler yaşadığımı bir öğrensen! Ona nekadar boynuz taksam az dahi!” dedi. Tuğba neşelenmişti, üstümü bir çırpıda nasıl soydu kavramadım dahi. Ben göğüslerinin her santimetrekaresini yalıyorum. Göğüslerinden alt doğru indim, tangasını çıkarıp bal paketini yalamaya, amının dudaklarına minik ısırıklar atmaya başladım. Tuğba kocası duysun istercesine çığlıklar atıyor, ben de artık ne olursa olsun der gibi umursızca hareket ediyordum…  Sonunda Tuğba daha fazla sabredemedi, bir hücumla altımdan kayıp, benim üstüme çıktı, yarağımı yakalayıp ağzına aldı. Öyle bir yalıyordu ki, ağzına öyle bir alıyordu ki, sanki yıllarca yoksun kalmış gibiydi. Direnecek eforum kalmamaşıtı, patlamamak için kendimi sıkıyordum. En sonunu direnemedim ağzına patladım. İnanın son damlasını yutana kadar emmeye yalamaya devam etti. Kendime gelmeme dahi fırsat vermeden, yalayarak tekerrür kaldırana kadar devam etti. Resmen delirmiş gibiydi. Nihayetinde benim yarak tekerrür dimdik oldu. Tuğba yarağımı eliyle yakalayıp amına denk getirdi ve yavaş yavaş aletimin üstüne oturmaya başladı. Kafası girdikten sonra, öyle bir hırsla oturdu ki, “Ohhh!” sesi, gecenin içinde duvarlarda yankılandı. Buna karşın benim salak kayınçom mışıl mışıl uyuyordu.  Tuğba üstümde zıplarken, zevkle naralar atıp, “Sen sik beni artık, sen olmalıydın benim kocam, sen olmalıydın, bu parazit herif beni haketmiyor, bana sen gereklisin, senin gibi erkek gerekli, ufala beni, ben seninim artık, sen olduktan sonra bana kimse gerekli değil! Seni karın da haketmiyor, bunlar hiçbirşeyi hakketmiyor, senin arkadandan da neler yapıyorlar, bunlara iyillik içtenlik haylaz, onlara o kadar kazandırdıklarına karşın sana dahi kazık atmaya kalktılar!” diye konuştukları, beni dahada hırslandırıyordu. Haksız da değildi hani. Tuğbayı üstümden alıp domalttım, arkadan amını öyle bir hırsla sikiyordum ki, aynı anda da kaçalarını tokatlamaktan kaba etlerini kıpkırmızı etmiştim. Sikişirken çıkardığımız sesler, duvarları vazgeçin konutun içinde yankılanıyordu ve salak kayınçom bu sesleri dinlemiyordu, yada dinlemezden geliyordu…  Tuğba arkasını arkasına orgazm olup inledikçe ben zevkten can vereceğim sanıyordum. Sonunda ben de öyle bir patladım ki, sanki tam iliklerime kadar boşalmıştım. Sabaha kadar kaç kere, kaç pozisyonda, neler yaptık siz düşünün.  Tuğba dur durak öğrenmeyen, ateşli ve isterik bir bayandı ve artık benim bayanımdı. Parazit kayınçomun salaklıkları ve Bafralı gelin Tuğbayla yaşadığım serüvenlerim o geceyle bitmedi natürel… 

1389 toplam, 2 bugün

Gizem’in dudak uçuklatan anısı

Karataş Escort 16 Ekim 2020

 Sizlere başımdan geçenleri elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum. Yazdıklarım çoğunlukla yaşadığım vakaları kapsıyor, elbette yazarken bazı ayrıntıları değiştiriyorum.Özellikle birey adlarında dikkat ediyorum zira bu serüvenleri beraber yaşadığım bireylerden izin almadan onları açıklamak doğru olmaz.               Onlar bu yazıları okuyunca zati kavrayıp bana yazıyorlar.Hatta bazen okurken çok daha fazla zevk aldıklarını da belirtiyorlar.         Öncelikle herkese iyi yıllar dilerim, 2006 hepinize ve beğendiklerinize sevgi, huzur, mutluluk, uğur ve galibiyet getirsin.  Karataş Escort ‘da çalışırken Ben yılbaşı tatili için yurtdışında yaşayan kardeşimin yanına gitmeye karar vermiştim.Uçakla 4 saat mesafede bir ülkede yaşıyorlar.3-4 gün kalmayı tasarlıyordum, hakikatinde sevgilimden parçalayalı da hayli olmuştu ve yeni bir serüven de iyi olur diye düşünüyordum, gittiğim yer bu açıdan oldukça rahat bir yerdi.         Hakimiyetlerden sonra uçağa girip yerime yerleştim, her zaman yaptığım gibi ilk iş hostesleri izledim, daha şimdiye kadar hiç o reklamlarda çıkan manken gibi güzel hosteslere tesadüfmedim, belki sizden tesadüfenler olmuştur.Hosteslerden biri dikkatimi çekti, tümü Avrupalı olmasına rağmen bir tanesi sanıyorum Çinliydi. Zira çekik gözlü, oldukça beyaz derili ve narin bir yapıdaydı.Bana yerimi bulmamda ve el valizimi yerleştirmemde de destek etti, çok hoş ve çekici bir gülüşü vardı, ama dediğim gibi öyle manken gibi bir hoşluk yoktu, farklı bir havası vardı veya bana öyle gelmişti.Ben yerime geçtikten sonra da havalanmadan birkaç kere göz göze geldik, ve gülümsedik.Uçak kalabalık değildi, yılbaşından birkaç gün evvel olduğu için henüz yoğunlaşmamıştı.         Havalandıktan sonra, uçağın arka tarafının boş olduğunu görüp daha rahat etme görüşüyle oraya geçtim.         Çinli olduğunu düşündüğüm hostes servise gidip kazançken göz göze geliyor tebessümüyorduk, bir yolunu bulup sohbet etmeyi düşünüyordum.Böylece yolculuğum çok daha rahat olacaktı.               Alkol servisinde şarap aldım, bir yandan içiyor bir yandan da fırsat gözlüyordum, benim çok uğraşmama gerek kalmadan uğur suratıma güldü.Hostes tebessümerek bana doğru geldi ve iş için mi yoksa turist olarak mı seyahat ettiğimi sorarak sohbete girdi, başladık havadan sudan konuşmaya, çok yolcu olmadığı için o da rahattı.Bana ikinci şarabımı da verdi, ben hem içiyor hem sohbet ediyordum, servis için bir tur attıktan sonra tekerrür yanıma geldi, hemen yanımda koltuğa direnmiş ayakta duruyor hem benimle sohbet ediyor hem de etrafı hakimiyet ediyordum, ben alkolün de tesiriyle sohbeti çok daha şahsi mevzulara çekiyordum.Çok hoş ve çekici bir tebessümmesi olduğunu söyledim.Kıkırdayarak teşekkür etti.O sırada ben uyarılmaya başlamıştım ve üzerimdeki kumaş pantolondan sikimin kocamanlığı muhakkak oluyordu.O an hostesinde çaktırmadan pantolonumun önüne baktığını gördüm, ve göz göze geldik, tebessümdüm ve cesaretle çok güzel bir bedeni olduğunu da söyledim.Teşekkür ederken yanakları kızardı, deriyi çok beyaz olunca hemen muhakkak oluyordu.               Göğüsleri büyük olmamasına rağmen şekilli duruyorlardı, artık iyice cesaretlenmiştim, konuşurken elimi usulca bacağına değdirdim. Göz göze geldik tebessümdü ve tepki vermedi.Ben tekerrür dokundum, sanıyorum görülmekten çekindiğinden koltuğun arasına azıcık daha girdi, bende bunun üzerine elimle dizlerinden yukarıya doğru bacaklarını okşamaya başladım, lütfen yapma diyordu ama kendisini çekmiyordu.Ellerim yukarıya doğru çıktıkça gözlerini kapatıp dudaklarını ısırıyordu.Artık itiraz etmiyordu.Elim bacaklarının arasına dokundu ıslaklık çorabına kadar çıkmıştı, kalçalarını ve amının şişkin dudaklarının çorabın üzerinden okşuyordum.Zevkle titriyor,bedeni kasılıyordu.Kulağıma eğildi ve azıcıktan ışıklar sönecek daha rahat ederiz dedi, ardından izin isteyip uzaklaştı, giderken minik bir öpücük gönderdi.         Ben zevkten kudurmuş bir biçimde onu bekliyordum, yolculuk çok zevkli olacağa benziyordu.               Çok beklemedim 10 dk. Sonra ışıklar söndü.Hostesler son kere yolculara isteklerini sorup çekildiler, uçağın içi oldukça loştu.         Az sonra tatlı hostesim tebessümerek geldi.İlk fark ettiğim çorabını çıkarmış olmasıydı, dikkatli bakınca beyaz gömleğinin de içinde sutyen olmadığını gördüm.Demek ki loşluktan yararlanıp oda hazırlanmıştı.Yanıma geldi, harikulade tebessümmesiyle, koltuğumu yatırıp kucağıma oturdu ve hiç bir şey söylemeden dudaklarımız buluştu. Çok hoş öpüşüyordu.Bir müddet uzun uzun öpüştük, dudaklarımız dillerimiz sevişiyordu sanki.Ben bir yandan da gömleğinin düğmelerini açtım, dudaklarım onun bembeyaz kadife derisinde, boynunu, omuzlarını okşuyordu.Yumuşacık, mis kokulu bir deriyi vardı, dudaklarım değdikçe ürperiyor, istekle kucağımda kıvranıyordu.Gömleğini çıkardım göğüsleri harikuladeydi, büyük değil ama şekilliydi, beyaz derisinde göğüs uçları kırmızı kırmızı kabarmış ve fındık gibi sertleşmiş, çıkmıştı.               Dudaklarım o çilek gibi kırmızı uçlara erişti, emiyor yalıyordum, ben yadlıkça, emdikçe o kucağımda kıvranıyor, amını pantolonuma sürtüyordu.Zevkle ve istekle çıkmış, dikleşmiş göğüs uçlarını sırayla emiyor, yalıyordum, ellerim belini, sırtını okşuyordu.Uçlarını dişlerimin arasına sıkıştırıp hafif hafif ısırıyor, dilimle dişlerimin arasındaki göğüs başlarını yalıyordum.Kısık kısık inliyor, başımı göğüslerine bastırıyordu.         Beni arkaya doğru dayadı, gömleğimin önünü açtı, üzerime uzandı ve boynumdan başlayarak o da beni öpmeye ve yalamaya başladı.Aldığım zevki sözcüklerle anlatamam mükemmel bir hareketti, dudakları benim göğüs uçlarıma geldi, o da benim zevkle sertleşmiş göğüs uçlarımı emiyor yalıyordu, neredeyse zevkten çığlık atacaktım.               Mükemmel zevkliydi.Dudakları yavaş yavaş alta kaydı, pantolonumu açtı, zati zevkten kudurmuş olan sikimi ortaya çıkardı, zevkten iyice kocamanlaşmış sertleşmişti, minik kırmızı dudaklarını evvel başını dolaştırdı, pembe dili, başını yalıyordu, tamamı minik ağzına sığmıyordu ama başını alıp emiyor, dilini etrafını dolaştırıyordu, eliyle de taşaklarımı okşuyordu.Büyük bir zevkle yalıyor emiyordu.Ona durmasını söyleyip koltuğa uzanmasını istedim, pırıl pırıl kadife gibi yumuşacık bacakları vardı, daha yeni arınıldığı muhakkak oluyordu.Okşayarak bacaklarını açtım, harikulade bir manzaraydı, pak, pırıl pırıl, zevkle kabarmış apış arası bana bakıyordu, külotunu da çıkarmıştı.Suratıma tebessümüyor, zevkle bacaklarını iyice açıyordu, dudaklarım bacaklarının iç taraflarından başlayarak o yumuşacık deride ilerlemeye başladı, öpüyor, dilimin ucunu değiyordum, değdikçe deriyi ürperiyordu.Kısık kısık inliyordu, başımı apış arasına sürüklüyordu, dudaklarım nihayetinde, kabarmış ve zevkle ıslanıp vıcık vıcık olmuş dudaklarla buluştu, dilimi usulca alttan yukarıya doğru kaydırdım, tüm bedeni kasıldı, klitorisini dudaklarımın arasına alıp emmeye başladım, dilim kabarıp sertleşmiş klitorisi dudaklarımın arasında bulup okşuyordu.               Titremeye başladı, solukları sıklaştı, kasıldı, parmakları koltuğa yapıştı, kısık kısık inleyerek ilk orgazmı yaşıyordu.Dilimi daha süratli ve daha derinlere doğru hareket ettiriyordum.Parmaklarımı onun zevk sularıyla nemlendirip, içine soktum, kasılmalar kesintisiz devam ediyordu, ben parmaklarımı içinde oynattıkça o kıvranıyor ve başımı daha çok bastırıyordu, bacaklarını sırtıma dolamış beni kendine daha çok çekiyordu.Zevkten kudurmuş amının içi pütür pütür kabarmıştı.Kesintisiz kasılıyor, kıvranıyordu.Tam suratım onun zevk sularıyla ıslanmıştı.Parmaklarım onun G noktasına değdiğinde aniden kasıldı ve minik bir çığlık attı, dinlenecek diye çok korktum.Parmaklarımı o bölgeye değdirdikçe deliriyordu, kasılmalar hiç bitmiyordu, arka arkaya kim öğrenir kaçıncı kere orgazm yaşıyordu, değişik elimle iyice çıkmış göğüs uçlarını okşuyor, parmaklarımla sıkıştırıyordum.Zevk sularını yalıyor yutuyordum.Sanki fışkırıyorlardı, mükemmel ıslanıyordu.               Elim, suratım her yerim vıcık vıcık ıslanmıştı.Islak parmaklarımdan birini minik pespembe göt deliğine soktum, zati zevkten ve istekten açılmıştı, parmağımı sezince kıvrandı, kalçalarını daha da yukarıya kaldırdı, artık rahatça yalıyor, hem amını hem de götünü parmağımla sikiyordum, kasılmaları götünden çok daha rahat muhakkak oluyordu.Deli gibi yalıyor, emiyor, minik ısırıklar alıyordum, parmaklarım girip çıkıyor, içinde oynuyordu.Bedeni zevkten kıvranıyor, titriyordu.Sayısız orgazmlar yaşıyordu.         Artık bende bu duyguları yaşamak ve boşalmak istiyordum.Onu usulca kaldırıp kucağıma aldım, iyice ıslandığı için kocaman sikimi içine almakta zorlanmayacağını düşünüyordum, ama o kadar dar ve sıkıydı ki, yavaş yavaş anca giriyordu.Tamamen oturup sonuna kadar içine aldığında dudaklarından derin bir ohhh, çıktı.Sikim içini tamamen doldurmuştu. Taşaklarıma kadar oturdu, yavaş yavaş kalçalarını oynatmaya başladı, o sikimin üzerinde sanki dans ederken ben göğüslerini okşuyor, uçlarını emiyordum.               Yavaş yavaş üzerime oturup kalkmaya başladı, otururken kendini rahat vazgeçiyor, sonuna kadar alıyor, kalkarken amını kasıp, sikimi içinde sıkarak, çekiyordu,sikim onun tam sıcaklığını ve isteğini seziyordu, ikimizde zevkten anlaşmış gibiydik.Ahenk içinde deli gibi sevişiyorduk, hareketlerimiz geçim içinde azgın hostesim kucağımda uçar gibi dans ediyor, beni zevkin doruklarına çıkarıyordu, kalçalarını yakalamış ona takviye oluyor, okşuyordum.               Direnecek halim kalmamıştı, onun da hareketleri süratlenmişti, birden kasıldı, yine geliyor, boşalıyordu, bende o anda vazgeçtim, dudaklarımızdan aynı anda derinden bir ohhhhhhhhh yükseldi.Fışkıra fışkıra içine geliyordum, onunda kasılmalarla, boşaldığını seziyordum, vücuduna üzerime vazgeçti, sımsıkı sarıldı, öylece kaldık bir zaman, zevkten yığılmış kalmıştık.Bir müddet uyuduktan sonra, dudaklarıma tatlı bir öpücük kondurdu ve derlenmeye başladık.Bana azıcık yatıp dinlenmemi söyledi ve kendi kabinine doğru, tebessümerek gitti.               Yarı yatar yarı açıkgöz halde kaptanın iniş anonsuyla kendime geldim.Dünya tatlısı hostesim, sonradan isminin May olduğunu bildim, tebessümerek bana geliyordu.         Yanıma geldi ve bana bir sürprizi olduğunu söyledi, dostuyla konuşup sonraki uçuş için uyuşmuş ve yer değiştirmişler.Gittiğimiz şehirde 2 gün kalabilecekmiş, beraber olmayı öneri etti, sanki neşeden uçuyordum.Ona kaçamak bir öpücükle teşekkür ettim, inince alanda buluşmayı ayarlayıp, vazifesine döndü.Mükemmel bir tatil olacaktı…..May şahane bir bayandı.         Onunla geçirdiğim 2 günü size daha sonra yazacağım…nefisti.               Seks ve mutluluk dolu günler dilerim.  

92 toplam, 1 bugün

Rus Escort Kızlar ile Ateşli Geceler

Akkent Escort 15 Ekim 2020

Lokantacının Oğluna Arabada Götten Verdim! (Sevda 22 Y., Gaziantep / Türkiye)  Adım Sevda. Antep’de Akkent Escort olarak Çalışmaktayım . Bir bankada çalışıyorum. Normal sıradan bir yaşantım var, işten eve evden işe. Aileyle yaşamanın en kötü yanıda bu olsa gerek. Gerçi birçok akrabam var Gaziantep’de, gezip eğleniyoruz, ama işte yinede yalnız yaşamak daha güzel olurdu. Tipik bir Türk kadınıyım, esmer, iri memeli, kalçalı, şişman zayıf arası, düzgün fizikli bir kızım. Yüzüm de güzel. Yani seks anlamında olsun, her alanda kendime ve güzelliğime güvenirim. Bugüne kadar yalnızca 2 erkekle çıktım ve sadece 1 kere arkadan sikiştim. Ama çok seviştim tabi 2 yılda defalarca…  Çalıştığım bankanın hemen karşı sokağı cafelerle ve lokantalarla dolu, öğle yemeği arasında, yada iş çıkışı evde yemediğim zaman, kesinlikle oralara gidiyoruz. Yaklaşık 1 senedir çalışıyorum ve 1 senedir de her daim gittiğimiz bir balık lokantamız var. Artık sık sık gittiğimiz için, çalışanlar olsun, patron olsun, hepsi bizi tanıyor, hizmette kusur etmiyorlardı. Çokta hoş bir mekandı. Tabiki garsonların da hepsi birbirinden karizmatik ve yakışıklıydı. Ama ben yinede kimseye karşı açık olamıyordum, hep bir kapalı kutuydum. Fakat dikkatimi çeken birisi vardı ki, kasada oturan dükkan sahibinin büyük oğlu! Öyle bir yakışıklılığı yoktu, üstelik kilolu denilecek bir erkekti. 30 yaşlarında, kocaman bir göbeği olan, iri yarı bir erkekti yani. Ama gözleri falan çok hoş yemyeşil, iri dudaklı, böyle hafiften de kıllı, kirli sakallı falan, vahşi bir tipi vardı. Normalde kilolu erkek sevmem, ama bu kişi bana çok tuhaf geliyordu, her gelişimde güler yüzü, ‘Seni bir siksem!’ gibi bakışlarıyla beni kendine çekiyordu sanki. Ancak ben kimseyle yakınlaşmak istemediğimden olsa gerek, o da kilolu olduğundan ve yakışıklı olmadığını düşündüğünden olsa gerek, sadece resmi muhabbetler dışında hiç konuşmuyorduk. Ama ikimizin de birbirini arzuladığı tuhaf bir şekilde açıktı…  Birgün yine iş çıkışı annemlerin evde olmadığı bir gün oraya gittim. Oturdum, yemeğimi filan söyledim. Pek kimseler yoktu, sadece benim masam ve karşı köşede bir masa vardı. O yine kasada oturuyordu ve gözleri gizli gizli yine üzerimdeydi. Dışarısı buz gibiydi. Biliyorsunuz bu kış soğuk geçti, heleki Gaziantep’de. Neyse, çorbamı içtim, salatamı balığımı yedim, yine kasaya geldim, bakışarak (göz göze sikişerek desem daha doğru olur!) hesabımı ödedim ve çıktım. Yalnız tek bir dolmuş bile durmadı, tam 25 dakika dolmuş bekledim. Dolmuş, otobüs hepsi dolu, yada durmuyordu. Taksiler de, buzlanma çok fena, trafik yoğun diye, ya transit geçiyor, yada dolu oluyordu. Delirecektim. Babamı aradım. “Sincandayız kızım, gelmem 1 saati bulur, bir şekilde oyalan oralarda, gelebilirsen de gelirsin!” dedi …  Herşeye sinirlenerek ve söylenerek yine lokantaya girdim ve oturdum. İçeri girerkende o kasadaydı yine. Açıklama yapma gereği duydum, “Görüyosunuz şehrin halini, araba taksi dolmuş kıtlığı var sanki!” dedim. Gülerek, “Evet biliyorum, bilmezmiyim! Eğer müsade ederseniz ben sizi bırakırım, daha geçen hafta zincirimi taktırdım, bakımı da tam aracımın, hem zaten ben de çıkıyordum!” dedi. Hık mık etsem de, utana sıkıla, “Valla çok iyi olur aslında, zahmet olmasın?” dedim. “Ne zahmeti, sürekli müşterimizsiniz, lafı bile olmaz, buyurun!” dedi. Ben önden, o arkamdan çıktık ve arabasına gittik. Ama asla birazdan anlatacaklarımı yaşayabileceğimizi düşünmemiştim…  Araca bindik, yola çıktık. Bir yerden sonra yollar tıkandı. Bekle bekle açılmaz. Hiç konuşmuyorduk. Bu arada hava karardı. Korkmuyordum, ama çekiniyordum açıkcası. O da farketmiş olacak ki, “Çekinmenize hiç gerek yok, rahat olun lütfen, iki arkadaşız gibi farzedin!” dedi, gülümsedim. Birilerini aradı, yolların kapalı olduğunu söyledi, bizim eve en yakın nereden gidebileceğini filan sordu. Arkadaşı da tarif etti, o tarafa doğru gittik. Orda da araç çamura saplandı. Akşamın karanlığında, ortada ne bir araç vardı, ne de kimseler. İçimden, Tanrım, ne oluyoruz, yabancı birinin aracına binersem olacağı bu! dedim. Neyse arabaya bindik yine, bir arkadaşını aradı ve çamura saplandığımızı, yardım için gelmelerini söyledi. Benden de çok çok özür diledi. Ben de, “Sizin ne suçunuz var, havalar kötü!” filan dedim.  Arabanın içinde oturduk kaldık. Sepsessiz bir ortamdı. Onun nefes alış verişleri, birazda kilosundan dolayı hızlıyken, sanki dahada hızlanmıştı. Kaçamak bakışlarımız vardı. Ve birden bana pat diye, “Çok hoş bir bayansınız, bunu söylemeden yapamıycam!” dedi. Utandım, “Siz de!” dedim. “Sahi mi?” dedi. “Evet!” dedim ve güldüm. Yani o anki ruh halimi size anlatamam, normalde cinsel anlamda filan çok çekingenimdir, ama o an kendimi bir kadın gibi hissettim, erkeği baştan çıkartması gereken bir dişi gibi ve gözlerimi adamın yüzüne diktim, böyle vardır ya etkileyici bakışlar. Adamın elindeki sigara külü heyecandan gömleğine düşünce irkildi. Ben de, “Ayy birşey oldu mu?” diye sıçrayıp elimi gömleğine götürünce, film koptu, nefes alıp verişi iyice arttı. Ben de kendimi bırakıverdim ve yapıştım dudaklarına…  Aman Tanrım, o nasıl bir öpüşmedir! Adam resmen dudaklarımı dudaklarıyla sikti. Sanki 100 yıldır öpüşmüyordu. Bir anda çekildim ve “Ne yapıyorum ben ya, ben bu olamam, böyle biri değilim!” dediğimde, “Ben nasıl birisin biliyorum, 1 senedir gözlemliyorum, hoş sessiz ve iyi bir kızsın, seni arzuluyorum hep, hoşlanıyorum senden, devam et neolur!” dedi. Biraz yüzüne bakıp tekrar yapıştım dudaklarına. Sürücü koltuğunu tamamen kaplamıştı zaten göbeği. Montumu çıkarıp arkaya attım, saçlarımı açtım ve üstümdeki tek parça uzun kışlık elbisemi çıkardım bir anda. Onun minik inlemeleri ve mest oluşuyla dahada azmıştım. Taytım ve südyenimle kucağına oturdum. Sepsert olmuştu siki, hissediyordum. Kulağına, “İndir pantolonunu!” dedim ve indirdi bir anda. Gömleğininin düğmelerini de tek tek çözdüm. İçindeki atletini öpüşerek çıkarıp arkaya attım. Bende südyen külot, onda da sadece külot kaldı. İnanamıyordum, ama dur diyemiyordum, kendime de ona da…  Benim koltuğumu arkaya yatırdı, dümdüz yaptı ve ben uzandım, zaten ufak tefeğim. Öpüşürken göbeğimden amıma indiğinde çıldırmıştım. Dile kolay, 1 seneden fazladır sikişmedim, sevişmedim. Öyle bir yalamaya başladı ki amımı, içini dışını vakumluyordu. “Çok lezzetli, harika, muhteşem!” falan diyor, beni delirtiyordu. Hiç durmadan inanın 10 dakika, nefessiz kalana dek yaladı amımı ve ben saçlarını çeke çeke ve onu amıma bastırarak boşaldım. Tekrar öpüşmeye başladık. Bu sırada o geri koltuğuna çekildi, o göbeğinin altındaki kocaman başlı sikine resmen saldırdım. Öyle bir emmişim ki, ben emerken o, “Ohhh isteyerek azgın azgın yapıyorsun hissediyorum, ölecem zevkten, ohhhhh!” diyordu. 10-15 dakika durmaksızın ben de onu emdim. “Geliyorum!” dediği anda hepsini yutttum. Ama daha dimdikti siki…  Kucağına oturdum ve sikini amıma sürtmeye başladım. “Bakireyim ama, neyapcaz?” 🙁 dedim. “Götten verdin mi yavrum hiç?” dedi. Yalan söyledim, “Hayır yapmadım, yapmam da!” filan dedim. Beni ikna etti 🙂 Ben kendi koltuğumda kapıya bakacak şekilde uzandım, o da arkamdan zar zor yanaştı ve götümü am sularımla ıslattı. Sikini götüme sürtmeye başladığında ikimizde de film kopmuştu. Zar zor girecekti biliyorum, ama istiyordum. Götüme yavaş yavaş sokarken inim inim inliyordu. Sonra bir anda geçiriverdi hepsini. Resmen yaş geldi gözümden. Biraz öyle kaldıktan sonra git gele başladı. Manyak gibi sikiyordu, durmaksızın, göbeği götüme çarpa çarpa. Parmaklarını emiyordum. Şak şak şak sesleri, o sikişmenin hazzı, acı, zevk, 20 dakika kadar gidip geldi hızlı ve yavaş şekilde. Daha sonra sona yaklaştığında, amımı da okşayarak, hem beni getirtti eline, hemde götümün içine resmen yarım bardak fışkırttı…  Öylece kaldı arkamda. İkimiz de nefes nefeseydik. Bir süre sonra toparlanıp, kikirdeşerek giyindik. Bir sigara yaktı, “Muhteşemdin! Ben uzun süredir böyle sikişmemiştim!” dedi. Sonra kimse gelmeden biraz öpüşüp, yine ağzıma aldım sikini, tekrar boşalttım onu. Sonra da arkadaşları geldi. Yine biz resmi bir şekilde ayrıldık, evime bıraktı beni, teşekkür ettim.  Bu olay Ocak ayının başında olmuştu. Şimdilerde çok sık gitmiyorum restoranta. Yani daha ilk seferde sikiştim onunla, yanlış düşünsün istemem hakkımda. Ama durmadan msj atıp arıyor beni, hoşlanıyormuş benden, sevgii olmak istiyormuş. Açıkcası bence de hoş bir erkek, ben de isterim, ama biraz yalvartmak lazım, sonra kendimi yine kollarına atacağım.

96 toplam, 2 bugün

  • Azgın Antalya Escort Bayanları

    - 4 Mayıs 2021 - 0 Yorumlar

    Her erkek gibi siz de çok çekici ve çok hoş bir kadınla tanışarak ilişki kurmak isteyebilirsin, istemiyorsanız zati bayağı olmayan bir şeyler var demektir, hemen bir hekime görünün.Biz yeniden de istiyorsun diyelim, ama ne yazık ki şu anda yalnız başına konutta oturuyor olabilirsin ya da konutta suratını dahi görmek istemediğiniz sizi hiçbir güzergahtan tatmin edemeyen […]

  • Antalya Escort Bayanların Koynundan Çıkıp Ayrılmak Çok Zor

    - 4 Mayıs 2021 - 0 Yorumlar

    Mutlu ve haraketli geçen bir gece sizin her zaman bir sonraki günü daha mutlu ve huzurlu geçirmenize fazlasıyla yardımcı olacaktır. Bu şekildeki bir gece ise azgın ve muhteşem Antalya Escort Bayan haricinde başka birini ve farklı bir yerde bulunamayacağınızı bilmeniz gerekiyor. Bu azgın kızlarının kucağına kendinizi saldığınız zaman ki alacağınız zevkleri önceden hiçbir bayandan almamış […]